• BIST 1.205
  • Altın 484,166
  • Dolar 7,8813
  • Euro 9,2882
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 19 °C

Ülkü Ocakları “Hocalı’da Türk Soykırımı” konulu panel düzenledi

Ülkü Ocakları “Hocalı’da Türk Soykırımı” konulu panel düzenledi
Kars Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, Hocalı Katliamının 27. Yıldönümü dolayısıyla, ‘Hocalı’da Türk Soykırımı’ konulu panel düzenledi.

Ülkü Ocakları “Hocalı’da Türk Soykırımı” konulu panel düzenledi

Tacettin DURMUŞ 

Kars Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, Hocalı Katliamının 27. Yıldönümü dolayısıyla, ‘Hocalı’da Türk Soykırımı’ konulu panel düzenledi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kars İl Başkanı ve MHP Kars Belediye Başkan Adayı Çetin Nazik, Ülkü Ocakları Kars İl Başkanı Oğuz Güngör’ün de katıldığı panelde Ermenilerin Rusların desteği ile 27 yıl önce Hocalı’da gerçekleştirdiği katliam kınandı.

Hocalı Katliamını anlatan film gösteriminin de yapıldığı ve Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen panele, Ülkü Ocak’ları Genel Başkanı Sinan Ateş de konuşmacı olarak katıldı.

Sinan Ateş’in konuşmasının ardından Oturum Başkanlığını Hacattepe Üniversitesi’nden Dr. Ferit Salim Sanlı’nın yaptığı panelde, Kafkas Üniversitesi’nden Doç. Dr. Yaşar Kop, Hacattepe Üniversitesi’nden Dr. Bahadır Bumin Özarslan ve Gazi Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Fatih Keskin sunumlarını gerçekleştirdi.

Ateş: “Bu dünyanın hesabını ahrete bırakmayacağız”

Panelistlerinin sunumlarının sonu da soru cevap şeklide otum sona erdi. Panelde açılış konuşması yapan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sinan Ateş, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sinan Ateş, bu dünyanın hesabını ahrete bırakmayacaklarını dikkat çekerek 27 yıl önce Hocalı’da gerçekleştirilen katliamı kınadı.

Dünyanın 1992 yılının 25 Şubatı’nı 26’sına bağlayan gece, insanlık tarihinin utanç tablolarından birine şahitlik ettiğine dikkat çeken Sinan Ateş: “Azerbaycan’ın Yukarı Karabağ bölgesinde bulunan Hocalı kasabasında, yakın tarihin en kanlı katliamlarından biri yaşandı. Soykırım yalanlarıyla yıllardır milletimiz mahkum edilmeye çalışılırken bir kez daha Türk’ün varlığına kas edildi. Savaş töresinden habersiz; eli kanlı, özü kansız Ermeni çetecileri Hocalı kasabasında sivilleri hedef aldı. Ruslara ait “366. Motorize Alayı”nın desteğini alan gözü dönmüş caniler, sabaha kadar kasabayı ateş altında tuttular. Can havliyle Akdam bölgesine kaçmaya çalışan kasaba ahalisini kıskaca alıp topluca yok ettiler. Kadınları, çocukları ve yaşlıları katletmekten çekinmediler. O gün Hocalı’da 63’ü çocuk, 106’sı kadın, 70’i yaşlı 613 soydaşımız akla gelmeyecek bir vahşilikle katledilmiştir. Bu açıkça bir soykırımdır. O gün Hocalı’da Rus destekli Ermenilerin neler yaptığını tahsilatıyla tekrar anlatmayacağım. Belki panelist arkadaşlar vakitleri içerisinde belli bilgilerin üzerinden tekrar geçebilirler. Fakat Hocalı katliamı matematiğin, istatistiğin anlatacağı şey değildir. Orada neler olduğunu hepimiz biliyoruz. Biz o gün Hocalı’da öldük. Milletimizle, milliyetimizle yok edilmek istendik. Neden? Türk olduğumuz için. Neden en eski devirlerden beri bildiğimiz askeri tarihlerin hiç birinde geçmeyen bir vahşetle, bir acımasızlıkla öldürüldük. Türk olduğumuz için. Neden kendilerine 600 sene “millet-i sadıka” demiş bizleri, kendilerini 70 sene esir etmiş Ruslarla birleşerek öldürdüler? Türk olduğumuz için. Bu katliamı gerçekleştiren caniler bir gecede peydah olmadı, bu vahşeti kanlı tarihlerinden miras aldılar. Birinci Dünya Savaşı yıllarında karşımıza “Taşnak ve Hınçak” olarak çıktılar. Anadolu’da kadın, çocuk demeden kitlesel kıyımlar gerçekleştirdiler. 1975’te “ASALA” oldular, Avrupa’da Türk diplomalarının kanına girdiler. 1990’da Türk’ün öz toprağı Karabağ’ı işgal ettiler. Daha Sovyetler dağılmadan Erivan çevresindeki 180 bin Türk, Ermenistan’dan çıkarılarak Azerbaycan’a yollandı. Bu bölge nüfusunun yarısına eşitti. Fakat asla suçsuza el kaldırmayan Türkler, Karabağ’da yine nüfusun yarısına eşit görünen Ermenileri evlerinden etmeyi, kovmayı hiç düşünmedi. Beraber yaşamaya devam etti. Ancak Ermenilerin Karabağ’ı kendilerine bağladıkları ilan edildikten sonra diğer Türk ellerindeki Ermeniler gönderildi. Çünkü düşmanın kini görülmüştü. Önce soydaşlarımız evlerinden, yurtlarından sürülüyor, bölgeler Ermenileştiriliyor ama Azerbaycan topraklarında Ermeniler yaşadıkça Ermenistan o bölgeye karşı iştahını kabartıyordu. Sadece bu hadise dahi Türk ahlakını, Türk seciyesini göstermeye kafi gelir.” dedi.

Bir insanın en temel hakkının yaşama hakkı olduğunu anımsatan Ateş, “Dili, dini, ırkı ne olursa olsun her insan Allah’ın lütfettiği ömrü insanca yaşama hakkına sahiptir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 3. Maddesine göre “Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.” Türk idare sisteminde ise bu anlayış asırlar öncesinde oluşmuştur. Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü medeniyetimizin insana bakışını yansıtır.” diye konuştu.

Moskova yönetiminin dahi iki kere Karabağ’ın Azerbaycan’a bağlı olduğunu kabul ettiğini hatırlatan Ateş, “Tüm güçlerini çekmişken, evinde köyünde yaşayan, bölgeye yerleşik Ermenileri Karabağ’dan göndermeyi Türklerin akıllarına getirtmeyen şey yani Türk’ün yüksek ahlaki kısa zamanda art niyetliler elinde Türk’ün ölüm fermanına dönüşecekti. Tarih milletlerin mücadelesidir, biz milletlerin kavgasında “Kavgamız bir kuru cihangirlik kavgası değildir” diye milletin mensuplarıyız. Madem bir kavganın içindeyiz şu halde kavgamız hak içindir, adalet içindir, mazlumsuz bir dünya içindir, “veliyyün küllü mazlumin” olmak içindir demiş milletimiz. Fakat bu haktan yana olan iyi niyetimiz daima milletimizin lehine kullanılmıştır. Ermenilerin yaptığı gibi Karabağ’ın köyünde, kazasında çoluğuyla, çocuğuyla yaşayan Ermenileri sürseydik, Ermenistan’ın Karabağ’da hak iddia etmek için yerleşik bir nüfusu dahi kalmazdı. Şu halde Türk karakter ve ahlakından vazgeçmeden milli kinimizi yüreklerimizde taşımamızın ehemmiyetini görmüş bulunuyoruz. Biz hiç kimseye Ermeni yahut Rus veya İngiliz yada Fas olduğu için kin gütmüyoruz. Biz sadece Türk olduğumuz için bize düşman olanlara karşı kinimizi diri tutuyoruz.” şeklinde konuştu.








Bu haber toplam 441 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Kars'tan Havadis | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.